SODİMER Eğitim Modellerini Araştırdı

Türkiye’nin alanında ilk STK’sı olan Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği SODİMER, geçmişten bugüne eğitimdeki yeni yaklaşımların yer aldığı eğitim modellerini araştırdı. SODİMER, yayınladığı raporda eğitim 1.0, eğitim 2.0, eğitim 3.0, eğitim 4.0 ve eğitim 5.0 modellerinden ve bu modellerin özelliklerinden bahsetti. Gelişen iletişim teknolojilerinin eğitim sektörünü de çeşitli değişimlere uğrattığını ve bu değişimlerin yeni eğitim modelleri ortaya koyduğunu belirten SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, eğitim 5.0 modelini “Duygusal Yeterliliklerin Geleceği” olarak tanımlıyor.

Her öğrencinin standart kabul edildiği eğitim modelleri geride kaldı

SODİMER tarafından yayınlanan eğitim modelleri raporunda “Öğrenciler, bilginin basit alıcıları olarak görülürler ve benzersiz özelliklere sahip değillerdir. Hepsi aynı olarak görülür.” İfadeleriyle açıklanan eğitim 1.0 modeli yaklaşımının geride kaldığı ifade ediliyor. Raporda; eğitim 2.0 modeli “Eğitim 2.0, aktif, deneysel, özgün, konuyla ilgili ve sosyal ağa dayalı öğrenme deneyimlerinin ilkelerinin sınıf veya ders yapısına dayandırıldığı daha yaratıcı, daha yapılandırmacı bir öğretim yöneliminin özelliklerini gösterir.” eklinde tanımlanırken, eğitim 3.0 modelinin ise “Eğitim 3.0, öğretme ve öğrenmeye yönelik daha heutagojik ve bağlantıcı bir yaklaşımdır. Öğretmenler, öğrenciler, ağlar, bağlantılar, medya, kaynaklar ve araçlar toplu halde bireysel öğrencilerin, eğitimcilerin ve hatta toplumsal ihtiyaçların karşılanması potansiyeline sahip benzersiz bir kaynak oluşturur. Öğrenciler ne öğrenmek istediklerini belirler, çok çeşitli ders çıktılarını temel alarak kendi öğrenme hedeflerini geliştirir ve nasıl öğreneceklerine karar vermek için öğrenme tercihlerini ve teknolojilerini kullanırlar.” olarak tanımlandığı görüldü.

“Eğitim 4.0 Dijital Monarşinin Doğuşudur.”

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Derneği (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan günümüzde uygulanan eğitim modelinin eğitim 4.0 olduğunu belirtiyor. Eğitim 4.0’ı dijital monarşinin doğuşu olarak tanımlayan Eraslan, SODİMER olarak yayınladıkları raporda eğitim 4.0’ı “Eğitim 4.0, öğrenci merkezli, özerk ve iş birliğine dayalı sanal bir öğrenme ortamı yaratma konusunda teknoloji odaklı bir yaklaşımdır. Açık kaynaklı içerik, dijital teknolojiler, kişisel veriler ve yeni insanlığın tüm yelpazesi keşfedilmeyi beklemektedir. Eğitim 4.0 yardımıyla, öğrencilerin dijital zorlukların üstesinden gelmeye hazır olması beklenir. Çünkü bu olgunun temelinde, öğrencilerin bu zorluklardan kurtulmalarını sağlayacak yaratıcılık vardır ve buna göre eğitim, dersliklerle sınırlı değildir. Eğitim 4.0 bu temel üzerinde durmaktadır. Çevrimiçi sınıflar, öğrenmeyi hayal edebileceğimizin çok ötesinde kolaylaştırmaktadır.” olarak belirtiyor.

Eğitim 5.0 Duygusal Yeterliliklerin Geleceği

SODİMER tarafından yayınlanan raporda eğitim 5.0 ise “Duygusal Yeterliliklerin Geleceği” olarak tanımlanıyor. Raporda eğitim 5.0 “Günümüzde teknoloji kullanımıyla ilgili çeşitli fütüristtik (gelecekle alakalı) terimler kullanılmaktadır. Duyusal ve duygusal Web olan Web 5.0, insanlarla etkileşime giren bilgisayarları geliştirmek için tasarlanmıştır. Bu ilişki birçok insan için günlük bir alışkanlık haline gelecektir. Duygusal yeterlilikler, duygusal olayları anlamak, açıklamak ve uygun şekilde düzenlemek için gerekli olan bilgi, yetenek, beceri ve tutumları içerir ve duygusal farkındalık, duygusal düzenleme, duygusal özerklik (özyönetim), sosyal yetkinlik, yaşam becerileri ve refah olmak üzere beş boyutta yapılandırılır. Gelecekteki bilgisayarlar ve insanlar arasındaki etkileşimleri kişiselleştirmek ve kullanıcıları heyecanlandıran deneyimler oluşturmak için tasarlanmış duyusal ve duygusal bir Web (Web 5.0) ortamını göz önüne aldığımızda; öğretmenler bu duyusal ve duygusal dijital ortamı eğitim projelerini gerçekleştirecekleri ortam olarak düşünmelidir. Öğretmenlerin kişisel ve kişilerarası duygusal yeterliliklerini kullanmaları ve geliştirmeleri için çok büyük bir ihtiyaç doğacağından, bu ortam bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmayı öğrenme ile bunları öğrenme aracı olarak kullanma arasındaki temel farkın vurgulanması gereken ve duygusal yeterliliklerin önem kazandığı kritik alandır.” olarak açıklanıyor.

GERİ DÖN